Etiket arşivi Konuşma

ileadmin

Pratik İngilizce Konuşma Kılavuzu

İngilizce öğrenmeye heves ettiniz. Güzel bir pratik İngilizce konuşma kılavuzu arıyorsunuz. Ancak hiç İngilizce bilmiyorsunuz. Bu durumda İngilizce başlangıç kitapları ile İngilizceye ısınabilirsiniz. Şayet İngilizceyi konuşma amaçlı öğrenmek istiyorsanız, pratik İngilizce kitapları arasından iyi bir seçim yapmak zorundasınız. İşe yanlış bir kitap seçimiyle başlarsanız, İngilizceye ısınmak yerine soğursunuz. Devamını oku

ileadmin

Akıcı İngilizce Konuşma Teknikleri

İngilizce öğrenen kişilerin, bu öğrenme sürecinde en zayıf kaldıkları noktalardan birisi dilin akıcı ve kolay bir şekilde kullanımıdır. Bunun İngilizce karşılığı “fluency” dir.
Dilde akıcılık, dili doğal kullanmakla eş anlamlıdır. Karşınızdaki kişiye anlatmak istediklerinizi kolaylıkla anlatmak ve onun söylediklerini de kolaylıkla anlamak, dilin etkin kullanıldığının göstergesidir.
Akıcı bir dille konuşabilmek için “reading” yani okuma alıştırmaları tek başına yeterli değildir. Okulunuzdaki derslerin ve textbook’ların ingilizce olması ya da gramer kurallarını bilmeniz, dili akıcı bir şekilde kullanacağınız anlamına gelmez.
Dili akıcı kullanmanızı sağlayacak en etkin yöntem “listening” yani dinleme egsersizleridir. İngilizceyi çok iyi bir şekilde konuşabilmek için kulaklarınızı en etkin şekilde kullanmanız gereklidir. Yani dinlemelisiniz.

Peki ne tür bir dinleme metodunu takip etmeliyiz?
İzleyeceğimiz yol, anlaşılır ve tekrar edilebilir bir yöntem olmalıdır.

“Anlaşılır ve tekrar” edilebilir yöntem!

Peki bunun anlamı nedir?
Eğer dinlediğinizi anlamazsanız, öğrenemezsiniz. İşte bu nedenle ilk etapta İngilizce TV izlemek size yardımcı olmayacaktır. TV’lerdeki anlatım zor ve hızlıdır. Bu nedenle çok fazla bir şey anlamazsınız.
Yeterince açık: Anlamazsanız geliştiremezsiniz.
En iyi dinleme meteryalleri kolay ve anlaşılır olanlardır. Yıllarca anlamak için bin bir türlü zorluk çektiğimiz “listening” diyaloglarını dinleyip durduk. Sonuçta geldiğimiz noktada bunun bize çok da yararı olmadığını gördük. Eğer dinlediğimizin çoğunu anlamazsak, gelişimimiz da yavaş olur.
“Dinlediğini anlama”, formülümüzdeki birinci noktadır.
Anlamak da tek başına yeterli değildir. Anlamanın yanında çok fazla tekrar yapmak çok önemlidir. Bir kere dinlediğiniz bir kelimeyi muhtemelen unutursunuz. Beş kere dinlerseniz de muhtemelen unutursunuz!
Bir çok insan 30 kere duyduğu bir kelimeyi kolay kolay unutmaz. Bir kelimeyi bilmek ve hemen anlamak için, onu 50 ila 100 sefer arasında dinlemeliyiz!
Dili akıcı kullanmanın en önemli iki noktasından bahsetmiş olduk. Nedir bunlar: Kendinize kolay gelen dinleme parçalarını dinleyin ve gün içerisinde onları mümkün olduğunca tekrar etmeye çalışın.

Etkili Dinleme ve Mükemmel Konuşma

1. Daraltarak Dinleme

Buradan anlamamız gereken şudur: Aynı konu hakkında birden çok konuyu dinlemek. Bu yöntem, değişik konulardan oluşan çok fazla konu hakkında listening çalışması yapmaktan daha etkilidir. Birbirine benzer konuları dinleyen öğrencilerin, birbirinden farklı konular dinleyen öğrencilere göre daha hızlı ve daha iyi konuşurlar.
Örneğin, kendinize bir konuşmacı seçin ve o konuşmacının yaptığı konuşmaları, sesli kitapları ve yayınları dinleyin. Bu etkin bir yöntemdir. Çünkü bu konuşmacı konuşma sırasında çoğunlukla alışık olduğu kelimeleri ve gramer yapısını kullanacaktır. Bu konuşmacının konuşmalarını dinledikçe, otomatik olarak bazı kelimelerin çokça tekrarını dinlemiş olursunuz. Böylelikle de daha hızlı öğrenmiş olursunuz.
Örneğin bir kitabı okuyun, “audio book” u elinizde varsa dinleyin ve eğer filmi yapılmışsa filmini seyredin. Oyuncularla yapılmış röportajları izleyin. Bu şekilde bir çok kelime öğrenebilir ve konuşmanızıda hızlı bir şekilde geliştirmiş olursunuz.

2. Lintening ‘i zamana yayın

Gün içerisinde bir konuyu dinleme zamanını zamana yayın. 2 saatlik bir dinlemeyi tek seferde yapmak yerine bunu 30’ar dakikalık periyotlara bölüp gerçekleştirin.

3. Ipod ya da MP3 çalar kullanın

MP3 çalarınıza fazla sayıda dinleme parçası yükleyebilirsiniz. Böylelikle İngilizce derslerinizi istediğiniz yere taşımış olursunuz. MP3 çalarınızı yanınızda bulundurduğunuz sürece CD taşımanıza da gerek kalmaz. İnternetten İngilizce dinleme kayıtları bulup bunları da MP3 çalarınıza yükleyin. Örneğin dersler, hikayeler, TV programları, söyleşiler, sesli kitaplar. Basitçe ses dosyasını indirin, ipod’unuza atın ve nereye giderseniz gidin, İngilizce öğrenemye devam edin.

4. Filimler İngilizce öğrenmek için çok ideal meteryallerdir.

Ama bu meteryali doğru kullanmamız gerekir. Filmi bütün olarakseyretmeyin çünkü pek fazla bir şey anlamaz ve öğrenmezsiniz. Şu yolu takip edin:

Filmin her hafta bir sahnesini izleyin (2-3 dakikalık sahneler) ve izlerken şu yolu takip edin.

a) Sahneyi ilk önce Türkçe alt yazılı olarak seyredin. Bu şekilde genel anlamıyla konuyu anlamış olursunuz.
b) İkinci olarak İngilizce alt yazılı olarak seyredin. Anlamını bilmediğiniz kelimelerin anlamlarını bulun. Size yeni gelen cümleleri not edin.
c) Aynı sahneyi birkaç kez İngilizce alt yazılı olarak seyredin.
d) Sonra da aynı sahneyi birkaç kere de tamamen alt yazısız olarak seyredin.
e) a-d şıklarını bir hafta içinde hergün tekrar edin.
İkinci hafta diğer sahneye geçin ve tekrar edin. Bir filmi bitirmeniz çok zaman alacaktır ama sonuçta dinleme ve konuşma kabiliyetiniz çok hızlı gelişecektir.
Bu yöntem çok ama çok etkilidir. Kesinlikle kullanın!

5. Aynı anda dinlemek ve okumak çok etkin bir yoldur.

Birşeyi dinlerken aynı zamanda onu okuyun. Bu sizin telaffuzunuzu geliştirecektir. Bu okuma ve dinleme işlemini birkaç kere yaptıktan sonra sadece dinleyin. İlk öncekine göre çok daha fazla şey anlayacaksınız.
Bu yöntemleri en az 6 ay uyguladıktan sonra İngilizce konuşmada kesinlikle sorun yaşamayacaksınız.

ileadmin

İngilizce Konuşma Kuralları

Bu kural ESL öğrencileri için kulağa tuhaf gelebilir; ama bu en önemli kurallardan birisidir. Sınavlardan geçmek istiyorsanız, dil bilgisi çalışmalısınız. Buna rağmen, akıcı bir İngilizce’ye sahip olmak istiyorsanız, İngilizce’yi dil bilgisi çalışmadan öğrenmeye çalışmalısınız.

Dil bilgisi çalışmak sizi sadece yavaşlatır ve kafanızı karıştırır. Cümle kurarken kurallar hakkında düşünmek yerine, ana dili İngilizce olan biri gibi doğal bir şekilde cümle kuracaksınız. İngilizce konuşanların sadece küçük bir bölümü, tüm dil bilgisi kurallarının %20’sinden fazlasını bilir. Birçok ESL öğrencisi, ana dili İngilizce olan birinden daha fazla dil bilgisi bilir. Bunu deneyimlerimden yola çıkarak emin bir şekilde söyleyebilirim. Benin ana dilim İngilizce, İngilizce Edebiyatı okudum ve 10 yıldan fazla zamandır İngilizce öğretiyorum. Buna rağmen, benim öğrencilerim benim bildiğimden fazla dil bilgisine sahip. Tanıma kolaylıkla bakar ve uygularım; ama aklımda fazla tutmam.

Ana dili İngilizce olan diğer arkadaşlarıma dil bilgisi soruları sorarım, sadece çok azından doğru cevaplar alırım. Buna rağmen hepsi, etkili bir bir biçimde, okur, konuşur, dinler ve iletişim kurar.

Ettirgen bir fiilin açıklamasını ezberden söylemek mi istersiniz, yoksa İngilizce’yi akıcı bir şekilde mi konuşmak istersiniz?

Kalıp İfadeleri öğrenin ve onlara çalışın

Birçok öğrenci doğru cümle kurmak için kelimeler öğrenir ve onları doğru sıraya koymaya çalışır. Bazı öğrencilerimin bildiği kelime sayıları beni büyüler; ama bir tane bile doğru cümle kuramazlar. Bunun nedeni kalıp ifadeleri öğrenmemeleridir. Çocuklar dil öğrenirken, hem kalıp ifadeleri, hem de kelimeleri birlikte öğrenirler. Aynı şekilde, siz de çalışmalısınız ve kalıp ifadeleri öğrenmelisiniz.

1000 kelime biliyorsanız, muhtemelen bir doğru cümle kuramayabilirsiniz. Ama bir kalıp ifade biliyorsanız, yüzlerce doğru cümle kurabilirsiniz. Eğer 100 kalıp ifade biliyorsanız, kaç tane doğru cümle kurabildiğinize şaşıracaksınız. Son olarak, eğer 1000 kalıp ifade biliyorsanız, siz hemen hemen akıcı İngilizce’ye sahip birisiniz demektir.

The İngilizce Konuşma Temelleri bölümü tek bir kalıp ifadeyle sayısız cümleler kurulmasının mükemmel bir örneğidir. Kelime öğrenmek için saatlerce çalışmayın. Onun yerine, bu zamanınızı kalıp ifadeleri öğrenmeye ayırın ve akıcı İngilizce’ye daha yakın olun.

Çevirmeyin

İngilizce bir cümle kurmak için, kelimeleri kendi dilinize çevirmeyin. Kendi dilinizdeki düzen daha farklıdır ve bu yüzden bunu yavaş ve hatalı yaparsınız. Bunun yerine, kelimeleri söylerken düşünmeyeceğiniz kalıp ifadeler ve cümleler üzerine çalışın. Otomatik olmalı.

Bir diğer çeviri problemi; öğrendiğiniz dil bilgisi kurallarını birleştirmeye çalışmanızdır. Cümle kurarken dil bilgisi hakkında düşünmek ve çevirmek yanlıştır ve kaçınılmalıdır.

Okumak ve Dinlemek yeterli DEĞİLDİR. Duyduğunuz şeyler hakkında alıştırma yapın!

Okumak, dinlemek ve konuşmak bir dilin en önemli hususlarıdır. Bu İngilizce için de geçerlidir. Buna rağmen akıcı olmak için konuşma, gerekli olan tek şeydir. Bebekler ve çocuklar için önce konuşmayı öğrenmek normaldir. Akıcı olmak için, sonra okumaya başlarlar, sonra da yazmaya. O halde doğal sıralama: dinleme, konuşma, okuma, yazma şeklindedir.

İlk Problem
Dünya üzerindeki okullarda önce okumanın, sonra sonra yazmanın, sonra dinlemenin ve daha sonra konuşmanın öğretilmesi tuhaf değil midir? Farklı olmasına rağmen, temel neden ikinci dili öğreniyor olmanızdır. Bir materyali anlamanız ve öğrenmeniz için, onu okumanız gerekir. Doğal sıranın; dinleme, konuşma, okuma ve yazma olmasına rağmen, ESL öğrencileri için sıralama: okuma, dinleme, konuşma ve yazma şeklindedir.

İkinci Problem
Birçok insanın okuyup dinleyebilmesinin nedeni hepsinin alıştırma yapmasındandır. Ama akıcı İngilizceye sahip olmak için, konuşma alıştırması yapmalısınız. Dinleme kısmında durmayın, sadece dinlemeyin. Duyduğunuz şeyleri dinlerken materyalleri yüksek sesle söyleyin. Ağzınız ve beyniniz konuşmanız sırasında efor sarf etmemeye başlayana kadar yüksek sesle konuşma alıştırmaları yapın. Böyle yaparak, akıcı bir İngilizce’ye sahip olabilirsiniz.

Kendinizi İngilizce’ye gömün

Bir dil konuşabilmeniz, ne kadar zeki olduğunuzla alakalı değildir. Bu herkes tarafından kanıtlanmış bir gerçektir. Herkes en azından bir dil konuşabilir. Akıllı olsanız veya olmasanız da, ya da akıl gücü noksanlığınız olsa da bir dil konuşabilirsiniz.

Bu dilin sürekli etrafta olmasıyla başarılır. Ülkenizde, dilinizi sürekli duyar ve konuşursunuz. İngilizce’yi iyi konuşan birçok kişinin İngilizce eğitim veren okullarda eğitim gördüğünü fark edeceksiniz. Onlar İngilizce’yi sadece İngilizce eğitim veren bir okula gittiklerinden değil, etraflarında sürekli İngilizce konuşan insanların olmasından dolayı konuşabilirler.

Yurtdışında okuyup da İngilizce’yi az öğrenen insanlar da vardır. Bu insanlar yurtdışında da kendi ülkelerinden insanları bulurlar ve sürekli onlarla konuşurlar, işte bu yüzden tan öğrenemezler.

Akıcı İngilizce’ye sahip olmak için bir yere gitmek zorunda değilsiniz. Sadece etrafınızı İngilizce’yle çevirmelisiniz. Arkadaşlarınızla sadece İngilizce konuşacağınıza dair anlaşmalar yapabilirsiniz. Aynı zamanda bir yanınızda bir iPod taşıyarak, sürekli İngilizce cümleler dinleyebilirsiniz. Görebildiğiniz gibi, etrafınızdaki şeylerde değişiklik yaparak, bunları başarabilirsiniz. Kendinizi İngilizce’ye gömün ve çok daha fazla hızlı öğrenin.

TalkEnglish Çevrim dışı Versiyonu yükleme için hazırdır. Bu pakette, kendinizi tamamiyle İngilizceyle çevrelemek için 8000’i aşkın ses dosyalarından faydalanabilirsiniz. Web formunda mevcut olmayan 13.5 saatin üzerindeki ses dosyalarına ulaşabilirsiniz. Tüm konuşmalar ve tüm cümleleri kapsamaktadır, bu açıdan İngilizce konuşan çok fazla arkadaşınız olmasa bile, MP3 çalarınızı kullanarak, kendinizi daima İngilizceyle çevreleyebilirsiniz. Bu paket English Download sayfasında mevcuttur. Bu fırsattan yararlanın ve daha hızlı bir şekilde İngilizce öğrenmeye başlayın. Bağlantıyı tıklayın ya da english-download.aspx sayfasına gidin.

Doğru materyallerle çalışın

“Alıştırma kusursuz yapar” şeklinde, yaygın kullanılan yanlış bir kalıp var. Bu hakikatten uzaktır. Alıştırma sadece kalıcı yapar. Yanlış bir cümle üzerine alıştırma yaptığınızda, yanlış bir cümlenin kusursuz söylenişini öğrenirsiniz. Bundan ötürü, herkes tarafından ortak kullanılan materyaller üzerine çalışmanız önemlidir.

Gördüğüm bir diğer problem ise; birçok öğrenci haberler ile çalışıyor. Ne var ki, habercilerin konuştukları dil çok resmidir ve kullandıkları içerik daha çok politik ve normal hayatta kullanılmayan türdendir. Ne söylediklerini anlamak önemlidir; ama bu, İngilizce’nin esas temellerini öğrendikten sonra yapılması gereken ileri seviye bir yöntemdir.

Ana dili İngilizce olmayan biriyle İngilizce çalışmak hem iyi, hem de kötüdür. Ana dili İngilizce olmayan biriyle İngilizce çalışmanın artılarını ve eksilerini bilmeniz gerekir. Bu kişilerle çalışmak size tecrübe kazandırır. Aynı zamanda birbirinizi motive edebilir ve hatalarınızı belirleyebilirsiniz. Eğer bir cümlenin doğru ya da yanlış olduğunuzdan emin değilseniz, birbirinizden kötü yanlarınızı alabilirsiniz. Bu yüzden, bu alıştırma zamanlarını, çalıştığınız doğru materyallerle alıştırma yapmak için bir zaman periyodu olarak kullanın, bir cümle nasıl söylenir öğrenmek için değil.

Kısaca; çalışırken, güvenebileceğiniz, genel olarak kullanılan ve doğru İngilizce materyalleri kullanın.